top of page
FİDA

Günümüz krizleri İle fotoğraf üretimi hiç olmadığı kadar hassas ve ağır yüklerin altında eziliyor. Tam da Bu sebeple, güçlü Bir dayanışmaya İhtiyacımız Var.

Biz Kimiz?

Fotoğraf alanı, içinde yaşadığımız krizlerle birlikte her zamankinden daha kırılgan, daha baskı altında ve daha fazla dayanışmaya ihtiyaç duyuyor. Ekolojik çöküşün, emeğin değersizleşmesinin, cinsiyetçilik ve ayrımcılık biçimlerinin, göç, savaş, ırkçı ve teokratik söylemlerin, otoriter ve sansürcü politika pratiklerinin ortasında; fotoğraf üretimi kadar, fotoğrafçının dünyayla kurduğu ilişki de değişiyor, dönüşüyor ve zorlaşıyor.

​

Tam da bu nedenle; birbirimizi yalnız bırakmamak, ortaklaşa düşünmek, ortaklaşa öğrenmek ve kolektif bir etik duruş inşa etmek için bir araya geliyoruz. Çünkü biliyoruz ki:

​

Birlikte düşündüğümüzde çoğalıyoruz.

Birlikte öğrendiğimizde güçleniyoruz.

Birlikte durduğumuzda görünür oluyoruz.

 Fotoğraf İnsanları Dayanışma Ağı nedir?

Fotoğraf İnsanları Dayanışma Ağı, fotoğrafı yalnızca bir ifade biçimi olarak değil, toplumsal sorumluluğun, eşitliğin, dayanışmanın ve adaletin ortak zemini olarak gören herkesi davet eden bağımsız, yatay örgütlenmiş, tüzel kimliğe sahip olmayı hedeflemeyen bir buluşma alanıdır.

​

Bu ağ; fotoğrafçıları, fotoğraf temelli görsel sanatçıları, akademisyenleri, yazarları, editörleri, küratörleri, öğreticileri ve bu etik ilkeleri benimseyen ve fakat buradaki kategorizasyonda anılmamış olsa da kendini bu kapsamda gören tüm fotoğraf temelli üretim yapanları yan yana getirmeyi amaçlayan açık bir dayanışma pratiğidir. 

​

Amacımız; baskıcı, dışlayıcı, sansürcü ve hegemonik müdahalelere karşı ortak bir etik duruş geliştirmek, fotoğraf alanında dayanışmacı mücadele pratiklerini güçlendirmek, kırılgan olanı korumak, görünmeyeni görünür kılmak ve herkes için güvenli, kapsayıcı, demokratik bir üretim ortamının oluşumuna katkıda bulunmaktır.

​

Fotoğraf İnsanları Dayanışma Ağı, güvenli, eşitlikçi, adil ve dayanışmacı bir alan yaratabilmek için kolektif bir etik çerçeveyi benimser. Bu ilkeler bir zorunluluktan çok; bir arada durmayı mümkün kılan ortak bir söz, birbirimize karşı sorumluluğumuzun temelidir.

​

Ağın parçası olmak isteyen herkes, bu ilkeleri gözden geçirir, benimser ve birlikte ürettiğimiz dayanışma kültürüne katkı sunar.

​

bottom of page